29 Aralık 2012 Cumartesi

MARKA İNCELEME | 90'lardan 2000'lere Turkcell


Turkcell benim sıkı takipçisi olduğum ve pazarlama alanında Türkiye'nin önemli öncülerinden olduğunu düşündüğüm bir marka. Reklam bölümünde de en çok yer verdiğim firmalardan birisi. Her şeyi anlatayım diye 5 post uzunluğunda hazırladığım bu yazıyı okurken umarım sıkılmazsınız. :)

Önce biraz Turkcell'in hikayesine göz atalım:

Turkcell 1993'te kuruluyor ve 1994'te Türkiye'de mobil iletişim çağı başlıyor. Şu aşağıdaki resimleri Turkcell'in Facebook sayfası zaman tünelinden aldım. Bence vakit bulunca bir inceleyin; resmen küçüklüğüme yolculuk yapmış oldum. :)



Sim kart 1.320.000 TL :) Küçükken dedem bana 100 lira, 5 kuruş dediğinde komik gelirdi. Şimdi de 1 milyona sim kart komik geliyor. :)


1995'te ilerde 160 karakter sınırı için Türkçeyi katlederek kullanacağımız SMS servisi devreye giriyor. Hani 1 SMS 2 kontörken. 1997'de Turkcell tam 1 milyon aboneye ulaşıyor. O zamanların numaraları hani 0532'ler hala pek meşhur. Bu arada o zamanlar Türkiye'nin nüfusu 62 milyon civarlarındaymış.1998'de kontörlü ya da sektör deyişiyle ön ödemeli 0535'li hatlar piyasaya sürülüyor. 1999'da ise bugün vazgeçilmezimiz olan mobil internet başlıyor; tabii WAP o zamanlar nerdeeee 3G. Bugünse "Ayyy Edge var burda kırk saat açılmaz bu sayfa." diye isyan ettiğimiz günlerdeyiz. :) Bu arada biraz araştırdım WAP'ta transfer edilen data üzerinden değil; internete bağlı olduğunuz süre üzerinden ücretlendiriliyormuşuz.

Aşağıdaki reklam Turkcell'in ilk reklamı. Oynayan gennncecik Tuba Ünsal, Seninle Bir Dakika'yı söyleyen de Sertab Erener. :) Turkcell'in o zamandan sevgilisiyle iletişim kurmaya çalışan bir kız ile duygusal bir pazarlama yöntemi izlediklerini görüyoruz. Aslında "hayat paylaşınca güzel"e yaklaşık bir tema ile başlamışlar bence:



Yine ilk günlerden devam ettirdikleri bir başka şey ise sosyal sorumluluk projeleri. Bu projelerin firmalar tarafından yapılması ve duyurulmasının etikliği oldukça tartışmalı bir konu. Sosyal sorumluluk projeleri üzerinden reklam yapmayı etik bulmayanlar da mevcut; halkı eğitmek ve yönlendirmek için mantıklı olduğunu savunanlar da. (bu konuyu da daha sonra burada yazayım.) Her neyse 2000'de bugün Kardelenler olarak bildiğimiz "Çağdaş Türkiye'nin Çağdaş Kızları" projesi başlıyor. 

2001'de, annemin bugün hala "özgür kız" dediği Nil Karaibrahimgilli, Yiğit Özşener'li, Tarkan'lı hazırkart reklamları başlıyor. Hatırlarsanız o zamanlar Tarkan'ın Özgürlük İçinde kaseti hediye veriliyordu 100 kontör alana. Nil'in normal hayattaki tarzı da özgür kız'ın tarzına çok güzel uyduğu için benim de Nil'i dinlerken aklıma Turkcell geliyor. Bence Turkcell bir sürpriz yapıp yine Nil'le bir reklam yapabilir. :) 



Bu arada Ragga Oktay da Turkcell'in reklamlarına katıldı. O takım elbisesiyle 532'li hat sahibiydi. Nil ise 535'li :) Ragga Oktay Turkcell'i anımsatmıyor mesela bana; çünkü kurumsal Turkcell kimliğine gerçek hayatta uymuyor. Aşağıda Turkcell'in 11. yılı için çekilmiş reklam filmi var. O zamanlarda kendisiyle reklam anlaşması yapılmış ünlüler oynuyor. E tek zeki ben değilim Turkcell de benim gibi düşünmüş olsa gerek ki Ragga Oktay'ın yanına Gülse Birsel ve Haluk Bilginer'i de koydu takım elbiseleriyle. :) Kadir Çöpdemir'i de yanındaki arkadaşlarıyla Turkcell'in daha önceki "istihdam yaratıyoruz" temalı reklamında oynamış o zamanlarda:

video

2006 yılında Turkcell'in gençlik kulübü gnctrkcll kuruluyor. Sesli harfleri bizim o zamanki mesajlaşmalarımızdan ilham alarak çıkarmışlar. "slm cnm nbr?"

video

Vee 2006'da Turkcell'in reklamlarında hala kullanılan cellocan'ları ilk gördüğümüz zamanlar:



Sosyal sorumluluk projeleri dışında Turkcell adını spor organizasyonlarında da çok fazla duyduk. Milli Basketbol takımına, Süper Lig'e, A Milli Futbol Takımına sponsor olduklarını unutmamak gerek.
Ardından çok tartışılan ama izlenme rekorları kıran filmin kahramanı Recep İvedik de Turkcell reklamlarında oynamaya başladı ve Turkcell tarifelerini bu reklamlar üzerinden anlatmaya başladı. (Aldığım derslerden birinde insanların performanslarını idealize etmeye eğilimli olduğunu öğrendim; yani kendilerini daha bilgili, daha kültürlü, daha zeki göstermeye çalışıyorlar. Bundan dolayı da gizli tüketim adlı kavram oluşuyor. Recep İvedik'i eleştiren bir sürü insan var ama izlenme rekorları kırıyor, işte bu da gizli tüketime güzel bir örnek sayılabilir. )

video

Veee haziran 2009. Bu tarih tüm gsm şirketleri için çok önemli; çünkü 3G hayatımıza giriyor. Kaliteli hizmet sunduğunu her fırsatta dile getirmeye çalışan Turkcell de tabii hemen 3G'nin reklamlarını yapmaya başlıyor. (merak ne güzel şey diyen kızlardan ortadakinin kaşları hariç bence reklam çok güzel :)) Bu arada "merak" üzerine gitmeleri de çok hoşuma giden başka bir şey. Merak cezbedici bir şey ve merak olmasaydı  insanoğlu bu noktaya hiç gelemeyecekti.




"Turkcell'le Hayat, Daha Fazla Hayat" sloganını çok beğeniyorum. Cep telefonlarının bugün hayatımızdaki yeri aşikâr, sürekli yanımızda ve elimizdeler. Hayatımızın bir parçası oldukları ve hayatımızı çok kolaylaştırdıkları ve eğlenceli kıldıkları kesin. Ürüne ve hizmete çok uygun bir söz "daha fazla hayat". Jingle'ıysa Kenan Doğulu'nun sesiyle aşağıda:

video

Bu kadar geçmiş yeter, ben yazarken çok keyif aldım umarım siz de okurken ve videoları izlerken keyif almışsınızdır. :) Videoları bulmak gerçekten çok zor oldu; o yüzden kimi büyük kimi küçük :( Hadi biraz da Turkcell bugünlerde neler yapıyor ona bakalım:

Genel Çizgi: Hayat Paylaşınca Güzel

Turkcell genel olarak "Biz sevdiklerinizle güzel anlarınızı paylaşın diye varız, verdiğimiz hizmet sizi mutlu eder." imajı üzerinden gidiyor. Son reklamlarında görüntülü konuşma sayesinde torununu, çocuğunu görenleri işliyor zaten hep. Hatta en son reklamında bir sürü bebek kahkahası var; bebeğinizin kahkahasını bize yollayın reklamlarda yayınlayalım demişler. Posta gazetesinin en güzel bebekler sayfasına her gün bir sürü resim gönderiliyor; Türk halkını tanıyarak iş yapmaları gerçekten güzel.

Geçen sene de hatırlarsanız her yere sevgi sözcükleri asmışlardı; fotoğrafını çekip sevdiklerinize gönderin diye. 


Marka Ortaklıkları: Turkcell'liler Yaşadı



Turkcell bünyasında Turkcell'liler Yaşadı ismi altında pek çok marka ortaklıklıkları yapılıyor. Pizza Hut, Cinebonus, Teknosa, D&R, Sunexpress, Pepsi, Mudo gibi bir çok marka ile indirim ve hediye içerikli ortaklıklar yapmış Turkcell. Güncel olarak Kiğılı, Boyner, Ayakkabı Dünyası ve daha bir sürü marka ortaklıkları mevcut.

Bu marka ortaklıklarında en çok hoşuma giden kısım ise bunları segmente ettikleri kulüpler bazında yapmaları. Böylece kulüpler daha da bir anlam kazanıyor. O zaman kulüplere bakalım:

Kulüpler

Aslında kulüp yaratmanın mantığı çok basit. Elinizdeki kocaman ve "biri gider mersin'e diğeri tersine" kitlenin benzer yaş, meslek, ekonomik durumda olanlarını bir araya topluyorsunuz. öylece benzer davranış sergileyen bir kitleniz olmuş oluyor. Bu sayede onlara özel bir strateji geliştirebiliyorsunuz; bir nevi tarih derslerindeki böl ve yönet. :)

İlk bahsedeceğim kulüp, Turkcell'in hikayesini anlatırken de bahsettiğim ilhamını ok,kib,bye'dan almış Gnctrkcll. Adından da belli olduğu üzere Gnctrkcll bir gençlik kulübü; gençlerin yapmak isteyecekleri, gitmek isteyecekleri şeyler düşünülerek marka ortaklıkları geliştirilmiş. Oluşturulan tarifeler ve kampanyalar da bu yönde. 

Bir ara sinemada ve burger king'e gidip arkadaşını arayıp "abii, genç turkcell şifresi yollasana." diye mesaj atan bir gençlikti bizim nesil. 

Gnctrkcll'in web sitesini mutlaka inceleyin; çünkü genç segment için sadece Turkcell içeriği değil; aktüel bilgi de sunmuşlar. Yani bugünlerde popüler olan albümleri, filmleri, akıllı telefonunuza indirecek oyunları mu arıyorsunuz; kariyer tavsiyeleri mi okumak istiyorsunuz? Bunlar da site içeriğine dahil; böylece sadece indirim ya da sms'e ihtiyacınız olduğunda siteye girmenizi engellemek istemişler. Gerçekten kendinizi ait hissedebileceğiniz bir kulüp yaratmayı amaçlamışlar. 

Turkcell Akıllı Kadınlar Kulübü'yle ise ev hanımlarını yakalamak istemiş Turkcell ve bir prototip yaratmış. (Her prototip biraz cinsiyetçidir, umarım aşağıdaki tanımla kırıcı olmam.)


- Ev kadınlarının alışveriş, ev işi, çocuk bakımı konusunda yardıma ihtiyacı olabilir ve ekonomi yapmak isterler. Çoğunlukla super marketlerden ve kişisel bakım marketlerinden ve ev gereçleri satan yerlerden alışveriş yaparlar.

- Cep telefonu hizmetlerinden ise en çok konuşma paketini, biraz da sms paketi kullanırlar. 

Bu kulüp için Tefal, Watsons, Dia, Evoria, İpragaz gibi markalarla ortaklık anlaşmaları yapmış. Kulüp için özel Kadın yaşam paketi, bebeğimi beklerken paketi, dizi paketi gibi servisler eklemiş. 

Turkcell Profesyoneller Kulübü bu aralar yakın markaja aldığım bir genç "beyaz yaka" oluşumu. Biraz önce ev kadınları için sorulan soruları bu sefer de beyaz yakalar için soruyorlar. Mesela cuma günü saat 17.00'den sonraki seans için cinemaximum'da indirim var; ee beyaz yaka çalışan salı günü saat 14.00 seansında sinemaya gidecek değil tabii. Daha önce bahsettiğim üzere Nero ile bir anlaşmaları var. 


Bu kulübün en hoşuma giden tarafı mizahi dili. Mesela şöyle bir istifa mektubu hazırlayabiliyorsunuz yedekte bulunsun diye. :) Bir de zaytung'un beyaz yaka dergisi var. 

Bunun dışında bir sürü kulüpler daha var ama bu kadar yeterli. :)

Sosyal Medya
Turkcell sosyal medya kullanımında takdir ettiğim markalardan biri. Zaten bu yazıdaki pek çok bilgisi Turkcell'in facebook sayfasından aldığım düşünülürse oldukça güzel bir içerik oluşturduklarını söylemek gerek. Bunun dışında takipçiyle bağ kurmaya, onları da işin içine katmaya yönelik gönderilerini sık görüyorum facebook sayfalarında. Gnctrkcll için ise farklı bir facebook sayfaları mevcut. Bu sayede markanın genel imajını daha dengeli tutabiliyorlar. (Vodafone için de böyle dikkat ederseniz, reklamlarda kullanılan dil bile fark ediyor.)

Turkcell'in sadece facebook üzerinden yürüttüğü "cepten interneti olmayanlar sepeti" uygulamasından bahsetmezsem olmaz. Maalesef yayından kaldırılmış ama kısaca anlatayım. İnternetiniz yok facebook'ta ilişkim yok yazamıyorsanız bari ilişkisi yok tişörtüyle dolaşın, yol durumuna bakamıyorsunuz o zaman yol durumu zarlarını atın eve nasıl gideceğinizi o söylesin temalı teleshop videolarından oluşuyordu. Satın al'a bastığınızda "Bu devirde xx mi kaldı, siz en iyisi Turkcell'den internet paketi alın." diyerek sizi yönlendiriyordu. :



Twitter için de durum aynı. Promoted Tweet'i (Yani reklam gibi, siz takip etmediğiniz halde feed'inizde görüntülenen tweet) ben ilk Turkcell'de gördüm. Turkcell'in resmi sayfasında müşteri şikayetlerine yer vermemeleri; bunu ayrıca müşteri hizmetleri hesaplarından yapmaları bence mantıklı bir davranış. (ki Avea'da da bu şekilde Avea Destek var). 

İşte Turkcell genel olarak böyle bir marka. Pek çok şeyden bahsedememe rağmen çook bile uzun oldu. :(
Siz neler düşünüyorsunuz Turkcell ve marka yönetimi ile ilgili?


İlginizi Çekebilir:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...