20 Ağustos 2015 Perşembe

MARKA İNCELEME | Türkiye'de Havacılığın Kurallarını Değiştiren PEGASUS

Bugünkü konuğum "Türkiye'de havacılığın kurallarını değiştiren" Pegasus. Benim ezberbozan firmalara olan sevgim malumunuz.

Aslında Pegasus, Esas Holding'in CEO'su Çağatay Özdoğru'nun Girişimcilik dersimize konuk olarak geldiğinde anlattığı üç şey sonrası özellikle ilgimi çekmeye başladı. (Sonrasında proje sunumunda kendisine finansal tablolarımızla rezil olsak da... :(



Bunlardan birincisi Pegasus'un çalışanlarına kardan pay dağıtması. Şirkette 3 yılını tamamlamış çalışanlara yıl sonu vergi öncesi karın %10'u paylaştırılıyormuş. Bir nevi prim sistemi yani. Meblağ ne kadardır bilemiyorum ancak dışarıdan bakınca, bu uygulamayı çalışan - şirket bütünleşmesi ve iç girişimciliğin yani verimin arttırılması adına çok başarılı buldum. "Amaaan maaşımı alırım işime bakarım, şirketi ben mi kurtaracağım?" sorusu burada sorulmayacak demişler resmen. :)



İkincisi ise inovasyonun ve değişimin desteklenmesi. Uçakların güvenlik açısından uçması için belirlenen bir yükseklik aralığı varmış. Yüksekten uçan uçaklar daha az yakıt harcamasına rağmen alt sınıra yakın bir yükseklik tercih ediliyormuş. Pilotlara sorulmuş, sınır içinde daha yüksekten uçmanın bir dezavantajı var mıdır diye, yok demişler. Olay sadece alışkanlıkmış yani, Esas Holding 2005'te Pegasus'u satın aldığında bunu değiştirmiş. (Telefon kilit kodunu bile beynim alışmasın diye sürekli değiştiren psikopat biri olarak bu olay çok hoşuma gitti.)

Ve üçüncüsü. Çağatay Bey'e sınıftan bir soru geldi; Pegasus'ta Business Class görebilecek miyiz diye. Görmeyecekmişiz. Çünkü Pegasus odaklandığı stratejide (low cost) ve pazarda kalacakmış. Bir firmanın her ne kadar çeşitlendirme (diversification) ve segmentasyona göre alt markalar çıkarmasını sevsem de business class'ta THY'ye rakip olmak pek de mantıklı değil. "Ay şunu da yapalım, bu pazara da girelim, bu segmente de gidelim." mantığını görmemek beni mutlu etti. :)


NEDİR BU LOW COST STRATEJİSİ?

Çokça bilindiği üzere Pegasus'un biletlerini daha düşük fiyata satmasının nedeni uçuş ve ek hizmetleri (yemek gibi) birbirinden ayırmış olması. Türk Hava Yolları'nda biletinizi ve hizmeti "bundle" olarak satın alırken Pegasus'da ayrı ayrı bir satış söz konusu. Aslında bu "low cost" olayı erken alınan biletler için geçerli, yakın zamanlar için THY ile hemen hemen aynı fiyatlar.



Düşük ücret deyince insanın aklına doğal olarak düşük kalitede hizmet geliyor. Pegasus da dolayısıyla bu izlenimi değiştirmek için kaliteyi vurgulayan iletişime ağırlık vermiş. Bu aşağıdaki reklam en yenisi ama bundan daha önce de bu tarz uçuş noktalarını, uçuş filosunu, uçakları ve kaliteyi vurgulayan reklamları da var.

 

DİJİTAL'E YATIRIM

Pegasus'un bir başka stratejisi müşterilere işlemleri olabildiğince internet üzerinden yaptırarak maaliyetleri minimize etmek. flypgs.com'un ne kadar çok iletişiminin yapıldığının farkındasınızdır, her reklamın sonunda adı geçiyor. Böylece çağrı merkezi maliyeti azaltılmaya çalışıyor; aynısı online check-in için de geçerli. Aşağıdaki reklamı çok sevdim bu arada. :)


Operasyonel kullanımın yanında Pegasus kampanyalarının genelde dijital ayaklarını da hazırlamakta. Şimdi Pegasus'un birkaç öne çıkan kampanyası ve projesinden bahsedelim.


ÇOK GEZENLER KULÜBÜ



Aslında başta saydığım 3 nedenin 4. sü de Pegasus'un sponsoru olduğu Çok Gezenler Kulübü. :) Burada Pegasus diyor ki "Sadece avantajlı uçuş hizmeti vermiyorum; bir yaşam tarzı sunuyorum." :) Bakın web sitesinde nasıl anlatılıyor ÇGK:


               "Çok Gezenler Kulübü, masa başı işini bırakıp; dünyayı tanımadan, 
                 seyahat etmeden, bir bilgisayar önünde rutin düzende iş yaparak 
                devam eden hayatı değiştirmek gerek dediğim gün kafamda kurulmuştu." 

Pegasus bu projeye sponsor oluyor ve blogger'ları da katıyorlar peşlerine geziyorlar, tozuyorlar. Amaç Roma'da bir Romalı, Paris'te bir Parisli, Madrid'te bir Madridli gibi gezebilmek.

             "Gerçekleşmesi için Pegasus gibi yeni ve genç bir ekibin projeye inanıp, 
              destek vermesini beklemek, sonra da kendim gibi seyahati iş edinmiş iyi 
              yazan, iyi fotoğraf çeken, iyi sorular soran insanları bulmam gerekti."



Oylum Yüksel (günde1resim ve günde1fotoğraf'a bir göz atın.), Onur Yüksel (coffe playlist'leri şiddetle tavsiye),  Ferhan Talib, Styleboom, Mehmet Tez, Elif Tanrıverdi ve Ali Can Zeren ve daha bir sürü ilham veren blogger'la çalışılmış bu projede. Çok gezenler kulübü'nün küçük tavsiyelerle dolu takibe alınmalık bir blogu da var: tık tık


WINDSURF'E PEGASUS DESTEĞİ

Pegasus 3 senedir PWA Windsurf Dünya Kupası'nın sponsoru. Uçmak da windsurf de özgürlüğü ifade ettiğinden ben marka kimliğine fazlaca yakın buldum.






ÜZÜLME Bİ'TANESİ

Daha önce burda yer verdiğim Pegasus'un "Fakir Edebiyat"lı reklamları ile Pegasus sadece yurt içine değil yurt dışına da uçuşun kurallarını değiştirdiğini vurguluyor:







PEGASUS'LA İSTİKAMET BARCELONA!

Pegasus'un hizmet vermeye başlayan Barcelona hattının şerefine Pegasus 10 çifte Barcelona uçak bileti hediye ediyor. 



Pegasus'un belirlediği 10 tweet'ten birini seçiyor ve çekiliş için şansınızı deniyorsunuz. Siz Türkçesini seçiyorsunuz ama tweet İspanyolca gidiyor. :) Hem tatlı hem de ilgi çekici olmuş bence. 


İşte Pegasus benim gözlemlediğim ve çevremden öğrendiğim kadarıyla böyle. Siz neler düşünüyorsunuz bakalım?

İlginizi Çekebilir:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...