15 Haziran 2015 Pazartesi

SEYAHAT | Güney Fransa Notlarım


Merhaba!

Geçtiğimiz ay mini bir güney Fransa turu yaptım. Aklımda kalanları, öne çıkanları yazayım istedim. Blogun genel havasını biraz bozuyor ama ne yapalım, gezmek güzel şey. :)

6 günde 7 şehir gezdim: Nimes, Avignon, Aix En Provance, Marseille, Cannes, Nice ve Monte Carlo.


Nîmes


  • Nimes tam bir Roma şehri. Hatta Collesium gibi bir arenası ve Pantheon gibi bir tapınağı bile var.
  • Bunların dışında Jardin de la Fontaine mutlaka görülmeli, insanın içini açıyor. 
      
  • Place du Marché'de kahve içebilir ya da yemek yiyebilirsiniz. Kocaman fıskiyeli bir meydan ki güney Fransa'nın karakteristiği. :)
  • Dar sokaklarda gezmek zaten bir Güney Fransa klasiği.
  • Küçük bir not olarak Jardin de la Fontaine'deki polenler beni biraz telef etti; alerjiniz varsa aklınızda bulunsun.


Avignon








  • Avignon'da Papalık Sarayı görülmeli, gerçekten devasa bir saray. Bu şehir 1309'dan 1378'e tam 7 Papa'ya ev sahipliği yapmış.
  • Avignon'un selden yıkılan meşhur yarım köprüsünü Rocher des Doms'dan izleyebilirsiniz. Nefis ve püfür püfür bir park.


    • Bu parktan aşağı inerken kalenin içinden inebilir, kendinizi orta çağda hissedebilirsiniz. :)
    • Bu şehrin ara sokakları inanılmaz tatlı, daracık Fransız sokaklarında kaybolabilirsiniz.
    • Bu arada Temmuz ayında tiyatro festivali oluyormuş, aklınızda bulunsun.
    • Biraz komik olacak ama ben bu şehri Edinburgh'ya acayip benzettim. :)

    Aix En Provance


    • Aix tam bir bahar şehri, sokakları insanın içini açıyor. :)
    • Cours Mirabeau buranın meşhur bulvarı.
    • Şehir merkezinde her sabah kurulan pazar çok tatlı. :) Bence biraz pahalı ama ben yurt dışında pazar gezmeye bayılıyorum.
    • Cathedrale St.Sauveur yine oldukça güzel bir katedral. Ben gittiğim farklı yerlerde kilise gezmeyi seviyorum; çünkü aynı amaçla kullanılan yapının farklı yerlerde nasıl farklılaştığını daha net karşılaştırabiliyorsunuz. 


    Marseille






  • Eski liman (vieux port) kıyısında yürünmeli. 
  • Çıkması biraz zahmetli bir tepede bulunan Notre Dame Garde Basilica çok güzel bir kilise. "Çarmıh" ve "Acı" vurgusu fazlaca yapılmıştı; bana İtalya'dakilerden bile fazla geldi.








  • Palais Long Champ mutlaka görülmesi gereken anıt, park ve güzel sanatlar müzesi karışımı bir yapıt.


  • Cannes








  • Allah'ın sevdiği kulu muyum neyim, tesadüfen film festivalinden bir gün önce gittim buraya. Bir gün sonra otel fiyatları coşmuştur muhtemelen. :o
  • Plagé de la Croisette ve kırmızı halı hazırlıkları şa-ha-neydi. Denk getirebilirseniz kesinlikle bu zamanlarda gidin.

    • Cannes'ın bir kısmı eski bir kısmı da aşırı lüks, ben iki tarafına da bayıldım. :)
    • Rue d'Antibes oranın meşhur lüks caddelerinden, bizim Nişantaşı gibi diyelim.

    • Marina tarafı da yine görülmeli, kaleye doğru çıkılmalı.
    • Ve tabii ki kumarhaneler, Cannes'da bir sürü kumarhane mevcut severseniz.
    Nice



    • Place de Massena, Nice'de görülmesi gereken ve bana kalırsa güney Fransa'nın diğer şehirlerinden çok farklı bir dokusu olan bir meydan. Sanırım Nice'te bir İtalyan şehri havası var.
    • Tabii ki Promenade des Anglais boyunca yürünmeli. Deniz henüz soğuk olduğu için ben girmedim; ama fena gözükmüyordu.

    • Sahilin arka paralel caddesi Cours Seleya çok tatlı, bir sürü restoran ve tezgahların olduğu bir yer. Ben Le Festival de la Moule'de midye yedim., gerçekten inanılmaz lezzetliydi. Yalnız bizim midye dolmalar gibi temizlenmiş değil iğrenirseniz haberiniz olsun.
    • Colline du Château, "sana bir tepeden baktım Nice, ne de güzel rengarenksin" diyebileceğiniz bir yer.. Derin bir nefes alın, spor ayakkabıları giyin ve yemmmyeşil bu tepeye tırmanın.
    • Vieux Nice yani eski Nice, Bunlar ne güzel binalar, ne güzel sokaklar, rengarenk diye bir sürü fotoğraf çekmek isteyeceğiniz, sokaklarda kaybolmak isteyeceğini bir yer. 


    Monaco / Monte Carlo

    • Vee zengin ama zepzengin Monaco. Tren istasyonundan bir çıktık; sokakları deterjanla yıkamışlar mis gibi kokuyor. :o
    • Yine çok şanslı olduğumdan sanırım, 21-24 mayıs arasındaki Monaco Grand Prix hazırlıkları başlamıştı. :)


    • Monaco prensinin araba koleksiyonu gerçekten görülmeye değer. Biz peçete koleksiyonu yaparken adam klasik araba koleksiyonu yapmış. :o Geçmişten günümüze bir sürü antik ve lüks arabaların yanında formula arabalarını da bulabiliyosunuz sergide. Ben bu 1963 model Ferrari'ye aşık oldum. :)
    • Casino de Monte Carlo'ya girmedim. Çünkü gündüz vakti masa oyunları açık olmuyormuş; yani sadece makineler. Girişi de 10 euro olduğundan, masalarda oynayamayacaksam değmez diye düşündüm. Giderseniz akşamı orada geçirmeye dikkat.
    • Hotel de Paris ve Casino de Monte Carlo'nun olduğu meydan da Cafe de Paris var. Oldukça pahalı bir yer ama bir kahve ya da bir bira içilebilir diye düşünüyorum meydanda vakit geçirmek uğruna. :) 

    Neleri Doğru Yaptım?
    • Mayıs buraları gezmek için çok iyi seçim. Çünkü bazen o kadar sıcak oldu ki yazın burada nasıl yaşıyorlar diye isyan ederken buldum kendimi. Güney Fransa tam, "biraz içim açılsın, güzel yerler göreyim, baharın geldiğini hissedeyim." tatili oldu.
    • Şehirler arasında tren yerine otobüsle gitmek iyi bir seçim; hem otobüsler çok rahat hem de fiyatlar yarı yarıya fark ediyor.
    • İngiliz hattım Fransa'da olduğu gibi kullanılıyordu; bu yüzden hiç internet ve navigasyon sıkıntısı çekmedim. Sanırım bu hattımı Türkiye'ye dönsem bile saklayacağım; çünkü bir sürü ülkede bu fırsat var.
    • Nokia Here gezilecek yerleri keşfetmek için süper bir uygulama ve offline da kullanılıyor; GPS'ten sizi buluyor. Yalnız Fransa'da küçük şehirlerde internetle bile biraz zorlandık, küçük şehirlerde sizi zorlayabilir. 
    • Ve tabii ki hafif bir sırt çantasıyla gezmek. :) Çok fazla kıyafete gerek yok emin olun!
    Neleri Yanlış Yaptım?
    • Ben çok seyahat eden biri değilim, belki çok seyahat edenler bunlara "e yani" diyecektir ama cahilliğime verin. :)
    • Keşke pazar günü gitmeseymişim: Pazar günü gittiğim Nimes ve Avignon'da çoğu yer kapalıydı.
    • Keşke trenlerin hepsinde gençlik indirimi var mı diye sorsaymışım: 26 yaş altına hayli indirim olabiliyor. - gerçi yine de otobüs daha ucuz diye düşünüyorum-
    • Keşke 6 güne 7 şehir sığdırmasaymışım: Kondisyonu iyi olanlara hodri meydan tabii ama en son bel ağrısından gözlerim dolmak üzereydi. Tamam şehirler küçük ama küçük oldukları için toplu taşıma kullanmayıp her yere yürüyorsun. 
    • Ve tabii ki keşke daha çok seyahat etseymişim :))

    İlginizi Çekebilir:

    Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...